27 Haziran 2010 Pazar

Gebelik anıları 10-15 haftalar


10. HAFTA

ANNE ADAYI:
İlk dönem sonunda uykuların azalır diyorlar. Umarım öyle olur. Sıkıldım uyumaktan. Bu arada ne kadar agresif bir tip olmuşum böyle. İşyerinde de herkese bağırıp duruyorum. Bu ben miyim gerçekten?

BABA ADAYI:
Herşey yolunda görünüyor. Aşkım hep uyumaya devam ediyor... Bir de balık yeme alışkanlığımızı artırsak! Bebiş iyi sanırım! Büyü yavrum. Akıllı uslu olacak benim yavrum...


11. HAFTA

ANNE ADAYI:
Haftaya doktora gideceğiz. Jelibon şekerim ne kadar büyüdü acaba? Çok merak ediyorum. Karnım da çıkmadı hala. Şişko gibiyim ama gebe olduğum anlaşılmıyor hala. Neyse nasıl olsa büyüyecek.

BABA ADAYI:
Uyku sorunumuz azaldı mı yoksa ben mi alıştım artık. Her şeyin yolunda olması lazım. Değilse haftaya belli olacak. Babalık duygusu başladı bende ama eşiminki kadar değil. Bebişiyle bazen konuşuyor. Ama duymuyor sanırım bebiş.

12. HAFTA

ANNE ADAYI:
Yaşasın yine doktordayız. Ama bugün bir terslik oldu. Doktorcuğum ameliyatta imiş. Başka bir doktor amca bizi muayene etti. Benden kan aldılar bebişin de ense kalınlığını ölçtüler. Haftaya sonuçlarını alacağız. Bugün doktor amca bize bebişimizin cinsiyetini de söyledi. Büyük ihtimalle erkekmiş. Nasıl hareketli idi bugün anlatamam. Henüz hissetmiyorum tabi ama ultrasonda gördük. Yüzücüler gibi yüzüyordu resmen. Çok ama çok tatlı bir şey bu, çok hoşumuza gitti...

BABA ADAYI:
Artık bir erkek babasıyım diyebilirim sanırım. En azından yüksek ihtimal. Artık rengimiz belli oldu. MAVİ ... Artık alımlara başlasak mı? Eşim yok diyor ama benim canım artık bişeyler yapmak istiyor. Mesela odasını oluşturmaya başlayabiliriz. Çok heyecan yaptım. Sanırım duygusallığım ağır bastı. Ben böyle olduysam annemiz nasıldır. Aslında erkek bekliyordu bizim taraf, kız tarafında ise bu bir ilk. Hadi bakalım hayırlısı...

13. HAFTA

ANNE ADAYI:
Test sonuçları için doktordayız. Yaşıma ve diğer kriterlere göre down sendromu olasılığı 1/500 iken bu test sonucuna göre 1/10000 çıkmış. İyi bir sonuç dedi doktorcuğum. Tabi çok sevindim. Cinsiyetini kesinleştirmek için ultrasona girdik. Ama bizim serseri bu sefer hiç hareket etmedi. Bacaklarını kendine doğru çekmiş bir biçimde uyuyordu. Tabi hiç bir şey göremedik. Neyse bir dahaki sefere artık. Artık insana da benziyor. Herşey gayet yolunda imiş.

BABA ADAYI:
Biraz yaramaz bir erkek babası olacağım sanki. Sanırım söz dinlemeyecek... Olsun o bizim mutluluğumuzun bir parçası oldu şimdiden...

14. HAFTA

ANNE ADAYI:
Hayatımın her döneminde eşimle olan evliliğimiz dahil her şeyimiz terstir. E tabi böyle olunca gebelikte de bir şeylerin ters olması lazım. Sabahları bulantı ve kusmalarım başladı. Normal mi bilmiyorum, çok rahatsız edici de değil ama hoşuma gitmiyor. İşe giderken de çıkartacağım diye endişeleniyorum. Bu arada kıyafetlerim dar gelmeye başladı.

BABA ADAYI:
Sabahları korkmuş bir şekilde beni arayan bir eşim oldu artık. Sabahları mide bulantısı başladı. Oysa ki olmaması lazımdı. Neyse geç gelen mide bulantıları. Ama açıkçası sabahları işe giderken endişeleniyorum. Bu kızı tek başına bırakmamam mı lazım diye. Ama yapabileceğim birşey yok sanırım. Bunu da kabullenmemiz gerekiyor. Oğlum annesine güç verir ben buna inanıyorum.

15. HAFTA

ANNE ADAYI:
Uyku ve yorgunluklarım yok oldu gibi. Normal insana döndüm nihayet. Devamlı uyumaktan gerçekten sıkılmıştım. Bebeğimi çok ama çok seviyorum. Onunla konuşuyorum ama henüz beni anlamıyordur değil mi? Bu arada nihayet tatlı yemeye başlayabildim. Ama sütlü tatlı. Çikolatayı hala çok yiyemiyorum. İnsanın yemek yeme alışkanlıkları da değişiyormuş. Benim gibi günde bir paket çikolata yiyen biri şu ana kadar çikolataya iğrenerek baktı... Ne ilginç değil mi?

BABA ADAYI:
Artık karnımız da çıktı. Oğlumuz büyüyor. Eşim de ben de çok mutluyuz. Canımız sıkılınca dahi oğlumuzu konuşup rahatlıyoruz. Ha bu arada dağınık olan evimizi oğlumuza hazırlamaya başladık. Ama eşim oturup kalksa yoruluyor. Bu nedenle çok hızlı olmuyor işler. Bunun dışında annemiz iyi. Bebişkomuzda çok iyi. Aman ikinize de bişey olmasın...

25 Haziran 2010 Cuma

1. yaş günü






Ne kadar eskilere gittim de neleri bulup çıkarıyorum bak, ama dur diyeceğim buna. Yoksa felakate kalabalık olacak burası. Daha yolumuz pek uzun :)

Hafta hafta gebelik duyguları 4-9 Haftalar

Tabi o zamanlar blog falan bilmiyorum ben. Pek Sevgili jinekoloğum hafta hafta günlük tut demiş idi bana. Ben de word de tutumuş idim. Tamamı yok ama olanı paylaşayım. Seninle henüz yek vücut ikene hem benim, hem babanın duygularını içeren anılar. Buraya geçireyim kaybolmasın dedim.

4. HAFTA

ANNE ADAYI:
Yaşasın adetim gecikti. Ama 1 ay önce dişimi yaptırdığım için antibiyotik kullanmıştım acaba ondan mı yoksa bebişim mi olacak. Ablam ısrar etti, test aldık. İnanmıyorum bebeğim olacak, anne olacağım. Anneme ablama eşime yanımda kim varsa sarılıp ağladım. Çok mutluluk verici bir duygu bu.

BABA ADAYI:
Bugün çok değişik bir duygu ile tanıştım. Baba oluyorum. Ama bu durumu nasıl söylemek lazım annemlere. Neyseki söyledim. Herkes çok sevindi. Ağlayan ağlayana.


5. HAFTA

ANNE ADAYI:
Doktordan randevu aldık. Çok heyecanlıyım. Hayatımda hiç kadın doğum doktoruna gitmedim ki!.. Etrafımdaki hatunlar bir dolu şeyler anlattılar. Acaba bana ne yapacak bu doktor? Evet görüyorum işte orda minik birşey var. Yine ağlıyorum. Doktor birşeyler söyledi, düşük tehlikesine karşı ilaç kullanacakmışım. Çok korktum, ona birşey olmasını istemiyorum. Doktoruma güvenmekten başka yapacak birşeyim yok. Genç de bir doktor ya özgeçmişini araştırdım, riskli gebeliklerde uzmanmış. Ona inanıyorum....

BABA ADAYI:
Bugün durumu öğrendik.Bugün bebişimizi gördük ilk kez. Gerçi henüz minik ötesi ama bu kadarı bile bize yetti. Ama doktorumuz bizi biraz korkuttu. İlaç verdi. Aman düşme bebeğim. Sıkı sıkı tutun annene ...

6. HAFTA

ANNE ADAYI:
Devamlı akşamdan kalmış gibi bir halde dolanıyorum. Dünya habire dönüyor. Bu kadar uyumak mümkün mü? Devamlı uyuyorum. Doktor 5 haftalık demişti, benim hesaplarıma göre ise 2 haftalık idi. Aslında bu gebelik haftası başka şekilde hesaplanıyormuş. Hala aklım almıyor ama 9. aya kadar alır herhalde.

BABA ADAYI:
Eşimle görüşemez oldum. Kendisi sürekli uyumakta. Bebiş de iyidir sanırım. Aklıma düşük tehlikesi geldikçe korkuyorum. Aşkımla 5 yıl sonunda bir bebek yapmak istedik. Umarım ters birşey olmaz. Ama o kadar çok uyumaya başladı ki yalnız kalmaya başladım. Ama şu ana kadar herşey o kadar güzel ki. Sonu da güzel olur. O kadar güzel şeyler geliyor ki aklıma bebişim ve ben. Acaba kız mı olur erkek mi? Kız olursa bana erkek olursa annesine daha düşkün olur. Ay ne bileyim sağlıklı olsun da gerisi boş...

7. HAFTA

ANNE ADAYI:
İş yerinde samimi arkadaşlarımla hamileliğimi paylaştım. Başka kimse bilmiyor. 12 haftanın dolmasını bekliyorum. Nazar değip ona birşey olmasından endişeleniyorum. Kendime çok dikkat etmeye başladım. Önceleri annem babam bana meyve soyarsa yerdim, şimdi ise hergün ekşi ekşi elmalar meyveler yiyorum. Ve hala uyuyorum.

BABA ADAYI:
Bizim hatun hala ısrarla uyuyor. Arada bir görüştüğümüzde bebeğimizi konuşuyoruz. Niye bu kadar geç kaldık ki? Bütün ev işleri benim üzerimde. Uzun yola dayanamayacağını düşünerek yazlığa gitmiyoruz. Yol da çok kötü. Ters bişey olmasından hala korkuyorum. Artık video kamera, bebek odası, puset ve bilimum şeyleri almak lazım. Yoksa daha erken mi?

8. HAFTA

ANNE ADAYI:
Bebişimle buluştuk bu hafta. Kalp atışlarını dinletti doktor abisi. Önce şaşırdım. Bu benim kalp atışlarım mı diye. Öyle hızlı atıyorduki. Eşim ultrasonda onu seyrediyordu. Benimse gözlerimden yaşlar damlıyordu. Öylece kalakalmıştım. Canım doktorcuğum o an duygularıma tercüman oldu. İşte dedi hayatın anlamının değiştiği an. Gerçekten de öyle. İçimde bir canlı hayat bulmuştu. Biricik annem aklıma geldi. Anne olunca anlarsın der her anne gibi. Sanırım birşeyler anlamaya başladım. Annelik duygusu dünyada eşi benzeri olmayan bir duygu... Ayrıca bugün bir sürü test yapıldı.

BABA ADAYI:
Bugün görüş günü! Bugünü dört gözle bekledim. Bebişimizi görmek için ne kadar heyecan yapıyorum. Acaba bütün baba adayları böyle mi? Ben mi aşırı duygusalım. Annemiz de heyecanlı. Adını henüz öğrenemedim şu aletin. Ama karında gezdikçe bebişimizi görüyoruz. Ama bu sefer kalbini de dinledik. ”Tıpır tıpır” atıyor bebişimizin kalbi. Ya müthiş bir duygu bu. Yaşadığımız bütün sıkıntılara sanırım değerdi bugün. İşte şimdi baba olduğumu bir kez daha anladım. Baba oluyorum ...

9. HAFTA

ANNE ADAYI:
Akşam 19:00 gibi işten geliyorum. Eşim yemekleri hazırlayana kadar uyuyorum. Kalkıp yemeğimi yiyip 21:00 sularında deriiin uykulara dalıyorum. Eşim dünyanın en anlayışlı insanı. Hakikaten nasıl bir uykudur bu anlamıyorum. İş yerinde de uyuklamaya başladım. Sanırım bebişimiz dünyaya gelince beni pek uyutmayacak... Tahlil sonuçları için canım doktorcuğum aradı. Hiçbir sorun yokmuş. Herşey yolunda imiş. Böyle güzel şeyler duymak beni rahatlatıyor. Bir de şu 12 hafta dolsa...

BABA ADAYI:
Artık sanırım yavaştan tüm aile duymalı durumumuzu. Aşkımızın meyvesi büyüyor. Kendi uyurken annesini de uyutuyor. Annemizin de bebişimizin de sağlık durumu gayet iyiymiş. Bu hafta bunu öğrendik. Aman size birşey olmasın. Ben sizi çok seviyorum...

24 Haziran 2010 Perşembe

Altuka ile kek yapmanın keyfi


Perşembe akşamlarının vazgeçilmez keyfi beraber mama yapmak. Çünkü cuma günleri yuvada annelerin evde yaptıkları mamalarla Sürpriz gün yapıyor, coşuyorsunuz. Sen yuvaya başladığından beri adet edindim. Zaten mutfakla pek aram yok. Bu mamaları seninle beraber yapıyoruz. Böylece ikimiz de keyif alıyoruz. Hem zaten sen benden daha meraklısın. Yumurtayı ben kırcamdı, ben karıştırcamdı, ben dökcemdi, aman ben meraklı değilim zati sen yap :P En çok da hamurlu birşeyler yaparken keyifleniyorsun, elin yüzün gözün un oluyor komik oluyorsun :P
Şu an ben bunu yazarken sen de tutturdun, bulaşıkları ben yıkıcam diye. E ben öperim yerim böyle evladı ki :)

23 Haziran 2010 Çarşamba

Keyifli kelimeler

Helikoptere 'elesbokter' diyorsun
Teleskopa 'helespok' diyorsun
Portakala 'porkatam' diyorsun
Spiderman'e sıpaymıdın diyorsun
Nurcan'a 'yucan' diyorsun
Koralp'e 'koyap' diyorsun :))
En güzeli de hani insan karşındakine bir şey onaylatmak için 'değil mi?' der ya sen bunu 'me' olarak kullanıyorsun, mesela: Anne ben abi oldum meeeee? :)

Dur şimdi bunlar geldi şimdilik aklıma, daha yazacağım buraya :P kuzuuuum oyyy yirim yirim ben seni

Geçmişe dair bir özet


Sana gebe kaldığımda 30 yaşında idim.
12 Nisan 2006 çarşamba günü İstanbul Okmeydanı Memorial Hastanesi'nde saat 14.12'de epidural anestezi ile yerküreye 'Merhaba' dedin.
Doğum doktorumuz Altuğ Semiz (ismin ordan geliyor :P, Kağan adını da baban istemişti) idi.
Pediatri doktorumuz Hülya Caner (halen de öyle)
3,620 kg, 51 cm olarak doğdun.
Doğumundan sonra fiziki ve ruhi olarak her şeyimi değiştirdin :P Hani en son 42 beden olan bir insan 34 bedene kadar düştü öyle söyleyeyim :)



6 ay sadece anne sütü ile beslendin.
18 ay boyunca seni emzirdim.
Sen 5,5 aylık iken işe başladım.
2 ay sana Sultan abla baktı, sonra parayı beğenmeyip kaçınca apar topar Beylikdüzü'ne taşındık ve hastalığı nüksedinceye kadar 2 yıl boyunca sana anneannen baktı.
Hiç emzik kullanmadın, ağzına bile almadın.
12 Ocak 2009 tarihinde Minik Dahiler adlı yuvaya gitmeye başladın, altın hala bezli idin.
Çok geç yürüdün, çok geç konuştun, çok geç çişini söyledin.
Dans etmeyi, spor yapmayı, şarkı söylemeyi, su ile oynamayı çok seviyorsun.
Trajikomik bir biçimde büyüyünce 'Astronot' olmak istiyorsun :P
Bazen anneye, bazen babaya düşkünsün.
Doğduğundan beri çok uysalsın.
Doktordan, aşıdan falan hiç korkmuyorsun. Tınmıyorsun bile hatta.
Uykun gelince tazmanya canavarına dönüşüyorsun.
Her yemeği yiyorsun, bazen oburikssin, bazen bir pok yemiyorsun :P
Hiç TV zlemiyorsun (son zamanlarda Bakugan ve Ben10 izlemeye başladın), kendi videolarını seyretmeyi ve fotoğraflara bakmayı seviyorsun ve yüzlerce defa bunları seyrediyorsun.
Yuvada düşmen sonucu ön dişin zarar gördü ve siyahlaştı, bunun dışında bugüne kadar sadece 2 kere antibiyotik kullandın, ciddi rahatsızlığın olmadı, Allah da göstermesin.
Uykuların hala çok düzensiz.

Şimdilik bunlar aklıma geldi be kuzucum. Sonra yine devam ederim. Yazmak istediğim çok şey var, emin olabilirsin :)

22 Haziran 2010 Salı

Gök Kuzuya blog yaptım gitti

Oğlusu burası senle yaşadıklarımız, paylaştıklarımızın yeri olsun mu? Oldu valla. Hadi bakalım. Epeydir aklımda idi de şimdi yaptım işte. Geç bile kaldım ya neyse. Seni seviyorum kuzum benimmmmmm. Sonra düzenlemeleri yaparım.