16 Aralık 2022'de Royal çeşit üzümleri diktik.
Temmuz 2024'te telli terbiye sistemini kurduk.
BOZKIRIN DİRİLİŞİ
Başka Bir Hayat Mümkün mü? Yazı dizimde son bölüme geldik yani 2024'teyiz.
2020'de, etrafı monokültür tarlalarla çevrili, susuz, kıraç bir arazide yolcuğumuz başlamıştı. O günlerde bize eşlik edenler; gelengi, tarla faresi ve birkaç kertenkele idi. Gökyüzünde ara sıra kızıl şahin, tepeli toygar ve ibibikler vardı. Bu, besin zinciri piramidinin zar zor ayakta durduğu, basit ve kırılgan bir sistemdi.
Biz çeşitli sınavlardan geçerken doğa bildiğini okumaktan geri durmuyordu. Mars topraklarına benzeyen bu çorak arazi usul usul bir ekosistem inşa etti.
İşte bu "yaşam piramidinin" taş taş nasıl örüldüğünün hikayesi:
1️⃣.Katman:Temelin Atılması
75'ten fazla bitki türü dikerek,sadece ağaçlandırma yapmadık; "konut" inşa ettik. Her bir bitki ve toprak işlemiyor oluşumuz farklı yaşam alanları yarattı. Bu çeşitlilik, toprağı korudu, nemi tuttu ve en önemlisi, toprağı canlı bir organizmaya dönüştürmeye başladı. Bu, piramidin en geniş tabanı oldu.
2️⃣.Katman:Otobur Ordularının Yükselişi
Yeşil örtü genişledikçe,temel tüketiciler geldi. Yaprak bitleri, tırtıllar, çekirgeler, solucanlar, karıncalar. Bunlar, piramidin bir sonraki halkasını oluşturdu. Artık sadece kara sinek yoktu; uğur böcekleri, peygamberdevesi, kelebekler ve arılar bu zengin sofrada yerini aldı.
3️⃣.Katman:Avcıların Gelişi
Yusufçuklar böcek çeşitliliğinin arttığının bir göstergesiydi. Tıpkı bir ormandaki jaguar gibi, onların varlığı, altındaki tüm halkaların sağlıklı olduğuna işaret eder. Aynı şekilde, arıkuşları, yılanlar ve kertenkeleler popülasyon kontrolünü sağladı.
4️⃣.Katman:Gölet Mucizesi
İkinci Bir Mikro Evren olan gölet,bir "yaşam mıknatısı" yarattı. Kurbağalar, karabataklar, angıtlar geldi. Gölet, ekosisteme yepyeni bir besin ve habitat katmanı ekledi.
5️⃣.Katman:Zirvenin Taçlanması
Ve nihayet,piramidin zirvesi belirdi. Kaya kartalı, yılan kartalı, kara akbaba, mısır akbabası, gökdoğan, atmaca, kurt, çakal. Bu türlerin gelmesi, sistemin en çok enerjiye ihtiyaç duyan yırtıcıları bile besleyebilecek noktaya geldiğini gösterir.
🎯 Sonuç
2020’de 2-3 katlı zayıf bir piramit varken, bugün ayrıştırıcılar dâhil 5 düzeyi barındıran bir ekosistem var:
1️⃣ Üreticiler → 75+ bitki türü, mantarlar, yosunlar
2️⃣ Birincil tüketiciler → tarla faresi, gelengi, tavşan, çekirge, keklik, angıt
3️⃣ İkincil tüketiciler → kurbağa, kaplumbağa, yusufçuk, arıkuşu, gelincik
4️⃣ Üçüncül tüketiciler → tilki, çakal, kızıl şahin, gökdoğan, yılan kartalı
5️⃣ Dördüncül tüketiciler → kurt, kaya kartalı, kara akbaba, mısır akbabası
♻️ Ayrıştırıcılar → solucanlar, karınca orduları, bakteriler, mantarlar
Bu başarı doğanın kendi kendine inşa etme gücüne duyulan saygının bir sonucudur. Kıraç bir arazinin, biyolojik çeşitliliğin zirve avcılarını bile besleyebilecek kadar zengin bir yaşam katmanına dönüştüğünü görmekten büyük gurur duyuyoruz.
Yeni maceralarda görüşmek üzere 🌱
Başka Bir Hayat Mümkün mü? Filmi Geri Sarıyoruz – Bilişimden, Yapay Zekâ Çağında Toprağa Dönüş
'Başka bir hayat mümkün mü?' yazı dizimin 1.bölümünde sondan yani 2025'ten başlamış ve çiftliğin sezon değerlendirmesini yapmıştım. Ancak;
❓Nasıl oldu da yüzümüzü toprağa döndük, bu 5 yılda bozkırın ortasında sıfırdan bir çiftlik kurarken başımıza neler geldi ve bizi daha ne gibi sürprizler bekliyor?
♻️Radikal bir karar, sadece kâğıt üzerinde kalmayıp, yenilenebilir enerji, su kıtlığı, iklim değişikliği vb riskleri yöneterek, sürdürülebilir bir yaşam modeline dönüşebilir mi?
🧭 Risk yönetimi, adaptasyon ve dayanıklılık gibi kavramların doğadaki karşılığı nedir?
🧑🌾 Tarımsal üretime yönelmek isteyenleri gerçekte neler bekliyor?
Cevapları bulmak için minik bir zaman yolculuğuna çıkacağız. Filmi geri saracağız ve önce 2020’ye, o büyük kararı aldığımız yıla gideceğiz.
1.bölümde 2025'in anahtar kelimesi 'SICAK' idi. 2.bölümün anahtar kelimesi:PANDEMİ olacak ve 'ÇOĞUNLUK EGE' YE GÖÇERKEN BİZ NEDEN BOZKIRI SEÇTİK? POLATLI'DA NE İŞİMİZ VAR? 🤦🏻♀️' sorusuna yanıt arayacağız.
İlerleyen bölümlerle beraber, doğanın döngüsündeki yerimizi sorgularken üretimin doğayla uyumunu ve gıda güvenliğini masaya yatıracağız. Çünkü gıda güvenliği artık sadece çiftçilerin değil, iş dünyasının, şehirdeki bireylerin, hepimizin ortak meselesi. Yaşamın sürdürülebilirliği, tabağımıza koyduğumuz her lokmayla başlıyor.
Paylaşımıma destek olarak, bu yazı dizisinin ilgisi olanlara ulaşmasına ve düşüncelerini, merak ettiklerini yorumlarda belirterek gelişmesine katkıda bulunursan çok sevinirim.
Bu hikayeyi okurken belki bulunduğun yere şükredecek, belki benim burada ne işim var diyeceksin. Bulunduğun yeri bilemem ama benim bulunduğum yerde, yani Boztepe'de şu aralar arılar kış salkımına, toprak ise baharda filizlenecek tohumlarıyla beraber derin bir uykuya hazırlanıyor.
O halde bir sonraki bölümde yeniden görüşünceye dek esen kal.
